Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İslam’dan Batı’ya Düşüncenin Yol Alışı

    Yayınevi : Ötüken Neşriyat
    Yazar : İzzet Tanju
    ISBN :9789754378771
    Sayfa Sayısı :128
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12x19.5 cm
    Basım Yılı :2012
    150,00 ₺
    120,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Avrupa kendine bir kimlik biçmiş, giderek bayılmış o kimliğe. Eski Yunanla modern Avrupa arasında bir süreklilik varmış. Bin yıl kadar uyuklamış Yunan bilgisi, sonra bir sıçrayıp Rönesans’a ulaşmış. Batı uygarlığının özelliği, akılmış. "Batı aklını" eski Yunan bulmuş, hıristiyanlık geliştirmiş. Yunan kültürünün apayrılığı, Batı’yı öteki uygarlıklardan üstün kılıyormuş. Eski çağdaki Yunanların ardından yalnızca Batılılar, aklı, düşüncenin ve dünya bilgisinin hizmetine vermiş. Batı’yı başka kılan, rasyonalizme yatkın olmasıymış. Hem rasyonalizm, Batı’ya Yunan’dan miras yani onun hakkı imiş. En hoşa giden düşünce, Doğu ile Batı arasında sızdırmaz bir duvar olduğu düşüncesi: Kültürler arasında uçurum var, deniyor. Son çözümde, beyinler arasında fark gözetiliyor. Böyle bir fark gözetilince de, uygarlıklar çatıştırılır. Ne var ki, arapça ve latince alanında yapılan araştırmalar derinleştikçe, felsefe ve bilimler tarihçileri anladılar ki, Yunan ve Arap çevre bilinmeden, ne "Rönesans" anlaşılabilir, ne de aklın evrimi. Orta çağ denilen yüzyılların Arap-İslam görünümü artık iyice ortaya çıktı. İki kültür öylesine ayrılmaz biçimde kaynaşmış ki yüzde yüz hıristiyan bir Batı hiç bir zaman olmamış. Artık Avrupa’nın kültür yazgısı, apayrılığı tartışılıyor. Orta çağ "Batılı" değil, Arap-Latin bir Orta çağ. Arap-latin bilgisi de bir bütün.
    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    Avrupa kendine bir kimlik biçmiş, giderek bayılmış o kimliğe. Eski Yunanla modern Avrupa arasında bir süreklilik varmış. Bin yıl kadar uyuklamış Yunan bilgisi, sonra bir sıçrayıp Rönesans’a ulaşmış. Batı uygarlığının özelliği, akılmış. "Batı aklını" eski Yunan bulmuş, hıristiyanlık geliştirmiş. Yunan kültürünün apayrılığı, Batı’yı öteki uygarlıklardan üstün kılıyormuş. Eski çağdaki Yunanların ardından yalnızca Batılılar, aklı, düşüncenin ve dünya bilgisinin hizmetine vermiş. Batı’yı başka kılan, rasyonalizme yatkın olmasıymış. Hem rasyonalizm, Batı’ya Yunan’dan miras yani onun hakkı imiş. En hoşa giden düşünce, Doğu ile Batı arasında sızdırmaz bir duvar olduğu düşüncesi: Kültürler arasında uçurum var, deniyor. Son çözümde, beyinler arasında fark gözetiliyor. Böyle bir fark gözetilince de, uygarlıklar çatıştırılır. Ne var ki, arapça ve latince alanında yapılan araştırmalar derinleştikçe, felsefe ve bilimler tarihçileri anladılar ki, Yunan ve Arap çevre bilinmeden, ne "Rönesans" anlaşılabilir, ne de aklın evrimi. Orta çağ denilen yüzyılların Arap-İslam görünümü artık iyice ortaya çıktı. İki kültür öylesine ayrılmaz biçimde kaynaşmış ki yüzde yüz hıristiyan bir Batı hiç bir zaman olmamış. Artık Avrupa’nın kültür yazgısı, apayrılığı tartışılıyor. Orta çağ "Batılı" değil, Arap-Latin bir Orta çağ. Arap-latin bilgisi de bir bütün.
    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >