Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Şairane Barınmak (Klasik Şiirimizin Kökleri ve İzleri)

    Yayınevi : Çizgi Kitabevi
    ISBN :9786051965338
    Sayfa Sayısı :184
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2020
    140,00 ₺
    119,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Şiir yazmanın bütün uğraşların en masumu olduğuna inanan ve insanın erdemle dolu, yine de yeryüzünde şairane barındığını söyleyen Hölderlin'i hatırlatan bir tavırla, klasik şairlerimiz, 13. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar tamamen şiirden oluşan bir dünya kurmuşlardır. Bu kitaptaki denemelerin amacı, büyük bir tarafı ile şiire ve tasavvufa (mistik) yaslanan Osmanlı tefekkür dünyasına yönelik, Tanzimat ve sonrasında yüzleştiğimiz Modernlik ve Aydınlanma düşüncesinin kriterleri merkez alınarak oluşturulan, "felsefi bir düşünce üretimden mahrum" olduğu iddiasını, "klasik şiirimizi" merkeze alarak, Modernlik ve Aydınlanma muhalifi Batılı postmodern filozoflardan Deleuze, Derrida, Heidegger ve Foucault'ta hareketle tartışmaya açmaktır. Diğer taraftan da tasavvufi düşünce ile felsefi düşünce arasındaki ilişkilerden hareketle, klasik şiirimiz ile tasavvufi şiirimizdeki tefekkür derinliğini göstermektir.

    Şiir yazmanın bütün uğraşların en masumu olduğuna inanan ve insanın erdemle dolu, yine de yeryüzünde şairane barındığını söyleyen Hölderlin'i hatırlatan bir tavırla, klasik şairlerimiz, 13. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar tamamen şiirden oluşan bir dünya kurmuşlardır. Bu kitaptaki denemelerin amacı, büyük bir tarafı ile şiire ve tasavvufa (mistik) yaslanan Osmanlı tefekkür dünyasına yönelik, Tanzimat ve sonrasında yüzleştiğimiz Modernlik ve Aydınlanma düşüncesinin kriterleri merkez alınarak oluşturulan, "felsefi bir düşünce üretimden mahrum" olduğu iddiasını, "klasik şiirimizi" merkeze alarak, Modernlik ve Aydınlanma muhalifi Batılı postmodern filozoflardan Deleuze, Derrida, Heidegger ve Foucault'ta hareketle tartışmaya açmaktır. Diğer taraftan da tasavvufi düşünce ile felsefi düşünce arasındaki ilişkilerden hareketle, klasik şiirimiz ile tasavvufi şiirimizdeki tefekkür derinliğini göstermektir.

    >