Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Aydınlanma Tarikatı

    Yayınevi : Tekin Yayınevi
    Yazar : Orhan Gökdemir
    ISBN :9789944611886
    Sayfa Sayısı :240
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    290,00 ₺
    232,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Aydınlanma, uzun dinsel kapanışın içinde insanlığın ışığa ulaşmada yeni bir yol arayışıydı. Kurumsallaşmış din her yerde sapkın gördüğü bu arayışı baskılamaya çalışıyordu. Ama insan merakı şahlanmış, dizginlenemez bir hal almıştı. Avrupa’da parası ve sonsuz merakı olan adamlar türedi. Bir ucu İskenderiye’ye dayanan uzun araştırma gezilerini finanse ettiler. Orada bulduklarını düşündükleri metinleri tercüme ettirdiler ve gizli toplantılarda huşu içinde okudular. Okudukça, buldukları bu metinlerin Kilisenin kitabından daha eski olduğuna inandılar. O meraklı adamlar o metinlerde kurumsallaşmış dinin eski orijinal halini görüyorlardı. Orijinal dini ararken bilimi ve felsefeyi buldular. Karanlığı yırttılar.

    İçinden geçtiğimiz “Yeni Ortaçağ” da, tıpkı Aydınlanma çağı insanlarının kendilerini içinde buldukları ortam gibi, ışık sızdırmaz bir yoğunlukta... Ama çok şükür merakı sonsuz insanlar hep var.

    Bir kaza ürünüydü aydınlık. Mevcut, kurumsallaşmış dinle didişip durmanın bir getirisiydi. Tıpkı aydınlıkçıların yaptığı gibi kör inançta gedikler açmaktan başka çıkar yol yok. Aydınlığı çoğaltmanın başka yolunu bilmiyoruz çünkü.

    Aydınlanma, uzun dinsel kapanışın içinde insanlığın ışığa ulaşmada yeni bir yol arayışıydı. Kurumsallaşmış din her yerde sapkın gördüğü bu arayışı baskılamaya çalışıyordu. Ama insan merakı şahlanmış, dizginlenemez bir hal almıştı. Avrupa’da parası ve sonsuz merakı olan adamlar türedi. Bir ucu İskenderiye’ye dayanan uzun araştırma gezilerini finanse ettiler. Orada bulduklarını düşündükleri metinleri tercüme ettirdiler ve gizli toplantılarda huşu içinde okudular. Okudukça, buldukları bu metinlerin Kilisenin kitabından daha eski olduğuna inandılar. O meraklı adamlar o metinlerde kurumsallaşmış dinin eski orijinal halini görüyorlardı. Orijinal dini ararken bilimi ve felsefeyi buldular. Karanlığı yırttılar.

    İçinden geçtiğimiz “Yeni Ortaçağ” da, tıpkı Aydınlanma çağı insanlarının kendilerini içinde buldukları ortam gibi, ışık sızdırmaz bir yoğunlukta... Ama çok şükür merakı sonsuz insanlar hep var.

    Bir kaza ürünüydü aydınlık. Mevcut, kurumsallaşmış dinle didişip durmanın bir getirisiydi. Tıpkı aydınlıkçıların yaptığı gibi kör inançta gedikler açmaktan başka çıkar yol yok. Aydınlığı çoğaltmanın başka yolunu bilmiyoruz çünkü.

    >