Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Epey

    Yayınevi : Everest Yayınları
    Yazar : Murat Çelik
    ISBN :9786051855721
    Sayfa Sayısı :120
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    145,00 ₺
    116,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Epey, geçmişin çukurundan aileye ve “ben”e dair ayrıntıların çıkarıldığı, anlamın seyrini aksatmayan parçalarla örülmüş, sinematografik bir öyküler toplamı. Murat Çelik, zamanı, kitaba adını veren tek sözcükle, gürültü etmeden incitiyor. Hafızanın yaralarını sarmak için sakin karşılaşmalar kurguluyor ve uyanmadıkça bitmeyen rüyalara davet ediyor bizi. 

    Tamamlanmaya hevessiz, uyumsuz, pürüzlü ve mağrur! Epey, fısıltılarla tuz buz olacak bir yapboz. 

    Parçalardan birini mutlaka kaybedeceksiniz ve asıl hikâye o zaman başlayacak…

    Gövdemi saldım, sonsuz bir salıncak oluverdi ip. Sallana sallana çıktım yanlarına. Boğazıma sarıldılar hemen. Beni beklemişler bunca yıl. Bunca yıldır nerelerdeymişim. Kollarımdan tuttular, çekiştire çekiştire dar ve karanlık bir koridorun sonuna götürdüler. Pencerenin altındaki küvete oturduk. Giysilerimi çıkardılar.

    Ağzıma tatlı bir elma tıkadılar oysa ben ekşi isterdim; bir şey diyemedim. Suyla ovdular her yerimi. Her yerim kan kan oluverdi bir anda. Korktular. Korkudan yüzlerinin şekilleri değişti. Kaçtılar. Bağırdım arkalarından: Siz öldürdünüz beni, siz.  

    Epey, geçmişin çukurundan aileye ve “ben”e dair ayrıntıların çıkarıldığı, anlamın seyrini aksatmayan parçalarla örülmüş, sinematografik bir öyküler toplamı. Murat Çelik, zamanı, kitaba adını veren tek sözcükle, gürültü etmeden incitiyor. Hafızanın yaralarını sarmak için sakin karşılaşmalar kurguluyor ve uyanmadıkça bitmeyen rüyalara davet ediyor bizi. 

    Tamamlanmaya hevessiz, uyumsuz, pürüzlü ve mağrur! Epey, fısıltılarla tuz buz olacak bir yapboz. 

    Parçalardan birini mutlaka kaybedeceksiniz ve asıl hikâye o zaman başlayacak…

    Gövdemi saldım, sonsuz bir salıncak oluverdi ip. Sallana sallana çıktım yanlarına. Boğazıma sarıldılar hemen. Beni beklemişler bunca yıl. Bunca yıldır nerelerdeymişim. Kollarımdan tuttular, çekiştire çekiştire dar ve karanlık bir koridorun sonuna götürdüler. Pencerenin altındaki küvete oturduk. Giysilerimi çıkardılar.

    Ağzıma tatlı bir elma tıkadılar oysa ben ekşi isterdim; bir şey diyemedim. Suyla ovdular her yerimi. Her yerim kan kan oluverdi bir anda. Korktular. Korkudan yüzlerinin şekilleri değişti. Kaçtılar. Bağırdım arkalarından: Siz öldürdünüz beni, siz.  

    >