Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Eski Gecenin On İki Kapısı

    Yazar : Yücel Ulu
    ISBN :9786057655844
    Sayfa Sayısı :65
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2019
    180,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    "Yücel Ulu, unuttuğumuzu sandığımız bir ad,

    ama çoğu genç şairin, bir şeyler hatırlayacağı bir anı
    belki de. Sahaflarda kurcaladığımız Yordam, Soyut
    dergilerinde koşturduğumuz bir edebiyat neferi.
    Soluğundaki ter, kitap okuduğumuz kahve
    masalarının camlarına yapışmış.

    Dahası Yücel Ulu, bugün bile okuduğunda

    canlı kalabilmiş, yüreği titreten şiir yapısını
    koruyan bir canlılığa sahip.

    Dün gibi anımsıyorum, Aydın'dan İzmir'e Seyfettin

    Özdemir'le gelen Özdemir İnce'nin öğrencisi iki
    şiir meraklısı genci. Ataol Behramoğlu'nun 'Yeniden
    Hüzünle' ve 'Kör Bir' şiirlerindeki tekniğe tutulmuştuk
    beraberce. Seyfettin daha ironik yazmaya meraklıydı.
    Onu erken kaybettik aramızda. İkisi de mimar oldular
    sonunda. Seyfettin Kadıköy'de, Yücel de Bursa'da..
    Yücel de sanat dokusu; Bulgaristan Kırcali'sinde doğmuş,
    babasının çalıştığı Almanya'da büyümüş olmasından
    da kaynak alacağını düşündüğümden belki, daha
    gelişmiş, mimarlıkla birleşik büyümüş göründü hep
    içime. Biz Yücel'le İstanbul Beyazıt'ta bir öğrenci
    yurdunda kaldık uzun seneler. Savaş Emek, Nihat
    Behram, Egemen Berköz, Refik Durbaş vb. çok
    şair arkadaşımız oldu. Hatta Tuncer Gönen de bizlerle
    bir aradaydı. Kendimizi Kafka'dan
    kalma değişime uğramış Gregor Samsa adlı bir böcek,
    Rilke ve Hilmi Yavuz'daki, belki Bahadır Bayrıl'daki
    birer hüzün tortusu, derinlik meraklısı sanmamız hep
    günlerden sonra başladı. Goethe'de var arada, Dostoyevski de..

    Bugün elinizdeki kitapta Yücel Ulu'nun kendini

    anlatmak için 'bir nergis kendini uyuklar' dediği gibi
    eşsiz benzetmelerine uğruyorsak, mürekkebin
    lacivert olduğuna inanıp, içten içe sallantılı güzel
    bir evreni kucaklıyorsak, ne mutlu bize.

    İyi ki tekrar aramıza hoş geldin Yücel Ulu. Hiç de

    geç kalmamış gibisin.."

    "Yücel Ulu, unuttuğumuzu sandığımız bir ad,

    ama çoğu genç şairin, bir şeyler hatırlayacağı bir anı
    belki de. Sahaflarda kurcaladığımız Yordam, Soyut
    dergilerinde koşturduğumuz bir edebiyat neferi.
    Soluğundaki ter, kitap okuduğumuz kahve
    masalarının camlarına yapışmış.

    Dahası Yücel Ulu, bugün bile okuduğunda

    canlı kalabilmiş, yüreği titreten şiir yapısını
    koruyan bir canlılığa sahip.

    Dün gibi anımsıyorum, Aydın'dan İzmir'e Seyfettin

    Özdemir'le gelen Özdemir İnce'nin öğrencisi iki
    şiir meraklısı genci. Ataol Behramoğlu'nun 'Yeniden
    Hüzünle' ve 'Kör Bir' şiirlerindeki tekniğe tutulmuştuk
    beraberce. Seyfettin daha ironik yazmaya meraklıydı.
    Onu erken kaybettik aramızda. İkisi de mimar oldular
    sonunda. Seyfettin Kadıköy'de, Yücel de Bursa'da..
    Yücel de sanat dokusu; Bulgaristan Kırcali'sinde doğmuş,
    babasının çalıştığı Almanya'da büyümüş olmasından
    da kaynak alacağını düşündüğümden belki, daha
    gelişmiş, mimarlıkla birleşik büyümüş göründü hep
    içime. Biz Yücel'le İstanbul Beyazıt'ta bir öğrenci
    yurdunda kaldık uzun seneler. Savaş Emek, Nihat
    Behram, Egemen Berköz, Refik Durbaş vb. çok
    şair arkadaşımız oldu. Hatta Tuncer Gönen de bizlerle
    bir aradaydı. Kendimizi Kafka'dan
    kalma değişime uğramış Gregor Samsa adlı bir böcek,
    Rilke ve Hilmi Yavuz'daki, belki Bahadır Bayrıl'daki
    birer hüzün tortusu, derinlik meraklısı sanmamız hep
    günlerden sonra başladı. Goethe'de var arada, Dostoyevski de..

    Bugün elinizdeki kitapta Yücel Ulu'nun kendini

    anlatmak için 'bir nergis kendini uyuklar' dediği gibi
    eşsiz benzetmelerine uğruyorsak, mürekkebin
    lacivert olduğuna inanıp, içten içe sallantılı güzel
    bir evreni kucaklıyorsak, ne mutlu bize.

    İyi ki tekrar aramıza hoş geldin Yücel Ulu. Hiç de

    geç kalmamış gibisin.."

    >