Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hitler'e Mektup

    Yayınevi : Aras Yayıncılık
    Yazar : Gabriele Nissim
    ISBN :9786052100219
    Sayfa Sayısı :328
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :15x21 cm
    Basım Yılı :2018
    340,00 ₺
    306,00 ₺
    Armin T. Wegner'in Hikayesi

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Armin T. Wegner bir yazar ve cesur bir insan hakları savunucusuydu, Ermeniler tarafından, halklarının yaşadığı dramı, soykırımı dünyaya duyuran insanlardan biri olduğu için “adil” olarak tanınmıştır. Armin, 1933’te Hitler’e yazdığı, antisemit yasaları suçlayan bir mektubundan ötürü 1967 yılında İsrail’de de “adil” olarak tanınmıştır. Gabriele Nissim bu kitabında onun olağanüstü hayatını ele alıyor: Wegner, Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman ordusundaki hizmetinin ardından 1920’lerin ortalarında komünist olur, fakat Sovyetler Birliği’ne yaptığı bir seyahatten sonra ideolojik tutuculuk hoşuna gitmez. Politik faaliyetleri nedeniyle tutuklanır ve toplama kamplarında işkence görür. O günden sonra kendini, imkansız bir misyonu, Alman kültürünün en iyi parçasını temsil etme misyonunu yüklenmiş olarak hisseder.

    Kimi kez çapraşık ve çelişkili düşünceleri olan, sözü dinlenmediğinde kendini çökmüş ve yararsız hissedecek kadar dünyanın merkezinde olduğunu sanarak sıklıkla kendine fazla değer biçmeye meyleden biriydi Wegner. Hitler’e yazdığı mektup, bu bağlamda diktatörlere karşı dünya tarihinin en büyük karşı çıkışlardan oldu.

    Armin T. Wegner bir yazar ve cesur bir insan hakları savunucusuydu, Ermeniler tarafından, halklarının yaşadığı dramı, soykırımı dünyaya duyuran insanlardan biri olduğu için “adil” olarak tanınmıştır. Armin, 1933’te Hitler’e yazdığı, antisemit yasaları suçlayan bir mektubundan ötürü 1967 yılında İsrail’de de “adil” olarak tanınmıştır. Gabriele Nissim bu kitabında onun olağanüstü hayatını ele alıyor: Wegner, Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman ordusundaki hizmetinin ardından 1920’lerin ortalarında komünist olur, fakat Sovyetler Birliği’ne yaptığı bir seyahatten sonra ideolojik tutuculuk hoşuna gitmez. Politik faaliyetleri nedeniyle tutuklanır ve toplama kamplarında işkence görür. O günden sonra kendini, imkansız bir misyonu, Alman kültürünün en iyi parçasını temsil etme misyonunu yüklenmiş olarak hisseder.

    Kimi kez çapraşık ve çelişkili düşünceleri olan, sözü dinlenmediğinde kendini çökmüş ve yararsız hissedecek kadar dünyanın merkezinde olduğunu sanarak sıklıkla kendine fazla değer biçmeye meyleden biriydi Wegner. Hitler’e yazdığı mektup, bu bağlamda diktatörlere karşı dünya tarihinin en büyük karşı çıkışlardan oldu.

    >