Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Neden Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi?

    ISBN :9786052133842
    Sayfa Sayısı :46
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    190,00 ₺
    152,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hiçlik bir yok edilme biçimi, tükenme, insanın ortadan kaybolma sanatıdır. İnsanın nesnelerle kurduğu çarpık ilişkiyi, teknolojide ve en çok da fotoğraf aracılığıyla somutlaştırır Baudrillard.

    “İmgenin ayarı tamamıyla bozulmuştur. Fotoğraf, her şeyin fraktal ve mikroskobik boyutlarda görüntülenmeyi şart koştuğu, ne olursa olsun görülebilmeyi sağlayan bir teknoloji çılgınlığıyla her şeyi olağanüstü ayrıntılı bir şekilde sunarak yok edebilen bir şeye benzemektedir. Burada fotoğraf artık biçim oyunlarıyla fotoğraf olma özelliğini yitiren bir şeyden çok, tıpkı değişik ağlar içinde zihinsel bir şekilde eriyip gidebilen ve artık tamamıyla bir hayalete dönüşebilen birey gibi, dünya da kendine ait bir imgeden diğerine kendiliğinden sıçranmasını sağladığı otomatik bir yer değiştirme işlemine benzemektedir.”

    Zamandan söz ettiğim sırada onun varlığını hissedemiyorum.

    Bir yerden söz ettiğim sırada o yer ortadan kaybolup gitmiş oluyor.

    Bir insandan söz ettiğim sırada o insan ölmüş oluyor.

    Zamandan söz ettiğim sırada akıp geçmiş oluyor.

    Hiçlik bir yok edilme biçimi, tükenme, insanın ortadan kaybolma sanatıdır. İnsanın nesnelerle kurduğu çarpık ilişkiyi, teknolojide ve en çok da fotoğraf aracılığıyla somutlaştırır Baudrillard.

    “İmgenin ayarı tamamıyla bozulmuştur. Fotoğraf, her şeyin fraktal ve mikroskobik boyutlarda görüntülenmeyi şart koştuğu, ne olursa olsun görülebilmeyi sağlayan bir teknoloji çılgınlığıyla her şeyi olağanüstü ayrıntılı bir şekilde sunarak yok edebilen bir şeye benzemektedir. Burada fotoğraf artık biçim oyunlarıyla fotoğraf olma özelliğini yitiren bir şeyden çok, tıpkı değişik ağlar içinde zihinsel bir şekilde eriyip gidebilen ve artık tamamıyla bir hayalete dönüşebilen birey gibi, dünya da kendine ait bir imgeden diğerine kendiliğinden sıçranmasını sağladığı otomatik bir yer değiştirme işlemine benzemektedir.”

    Zamandan söz ettiğim sırada onun varlığını hissedemiyorum.

    Bir yerden söz ettiğim sırada o yer ortadan kaybolup gitmiş oluyor.

    Bir insandan söz ettiğim sırada o insan ölmüş oluyor.

    Zamandan söz ettiğim sırada akıp geçmiş oluyor.

    >