Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Otur Kızım - Kadın Düşmanlığının Mantığı

    Yayınevi : Alfa Yayınları
    Yazar : Kate Manne
    ISBN :9786254492716
    Sayfa Sayısı :400
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    330,00 ₺
    264,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Cornell Üniversitesi’nde ahlak felsefesi profesörü olan Kate Mann soruyor: Kadın düşmanlığı nedir, tam olarak? Kadın düşmanlığının cinsiyetçilikten farkı nedir ve bu fark yüzünden neden cinsiyetçi toplumsal roller solsalar bile var olmaya –hatta artmaya– meyillidir?

    “Kadın düşmanlığıyla savaşmanın tek tek vakalara odaklanmak suretiyle olacağını düşünmenin başka bir sebebi de mekanizmalarının ve yöntemlerinin çok fırsatçı olmasıdır veya girişimsel, nasıl baktığınıza göre nasıl betimleneceği de değişir ve elbette çok çeşitlidir. Kız çocukları ve kadınlar bulundukları kademeden aşağı indirilir ve insanların tipik bir biçimde değer verdikleri her neyse –maddi varlıklar, toplumsal statü, ahlaki saygınlık ve entelektüel güvenilirlik, insani başarının diğer alanları arasında kendine saygı, onur vs– ondan mahrum edilirler. Birçok biçimde olabilir bu: tepeden bakarak, açüklama yaparak, ahlakçılık yaparak, suçlayarak, cezalandırarak, sessizleştirerek, alaya alarak, dalga geçerek, cinselleştirerek, küçülterek, karikatürleştirerek, sömürerek, silerek ve belirtilmiş kayıtsızlığı göstererek.

    İşte bu da bu başlığı seçmemin bir başka sebebi: bunun bir emir olması ve kulağa otoriter gelmesine gerek olmaması — usulca söylenebilir ve ona zevkle, bir amaçla itaat edilebilir. Köpeğim Panko bunu ispatlıyor. Fakat onun için “özgürleştirici bir ödev” olan şey benim için asla öyle olmayacaktır.”

    Cornell Üniversitesi’nde ahlak felsefesi profesörü olan Kate Mann soruyor: Kadın düşmanlığı nedir, tam olarak? Kadın düşmanlığının cinsiyetçilikten farkı nedir ve bu fark yüzünden neden cinsiyetçi toplumsal roller solsalar bile var olmaya –hatta artmaya– meyillidir?

    “Kadın düşmanlığıyla savaşmanın tek tek vakalara odaklanmak suretiyle olacağını düşünmenin başka bir sebebi de mekanizmalarının ve yöntemlerinin çok fırsatçı olmasıdır veya girişimsel, nasıl baktığınıza göre nasıl betimleneceği de değişir ve elbette çok çeşitlidir. Kız çocukları ve kadınlar bulundukları kademeden aşağı indirilir ve insanların tipik bir biçimde değer verdikleri her neyse –maddi varlıklar, toplumsal statü, ahlaki saygınlık ve entelektüel güvenilirlik, insani başarının diğer alanları arasında kendine saygı, onur vs– ondan mahrum edilirler. Birçok biçimde olabilir bu: tepeden bakarak, açüklama yaparak, ahlakçılık yaparak, suçlayarak, cezalandırarak, sessizleştirerek, alaya alarak, dalga geçerek, cinselleştirerek, küçülterek, karikatürleştirerek, sömürerek, silerek ve belirtilmiş kayıtsızlığı göstererek.

    İşte bu da bu başlığı seçmemin bir başka sebebi: bunun bir emir olması ve kulağa otoriter gelmesine gerek olmaması — usulca söylenebilir ve ona zevkle, bir amaçla itaat edilebilir. Köpeğim Panko bunu ispatlıyor. Fakat onun için “özgürleştirici bir ödev” olan şey benim için asla öyle olmayacaktır.”

    >