Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Atatürk Atatürkçülük Türkiye

    Yayınevi : Kilit Yayınevi
    ISBN :9786054245109
    Sayfa Sayısı :352
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19
    Basım Yılı :2017
    230,00 ₺
    195,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Osmanlı’nın son döneminde bir şairimiz, insanlarımızın durumunu bir dörtlükle şöyle anlatmaktadır.

    “Ey Türk oğlu!

    Senin üç düşmanın var.

    Ne İngiliz, ne Rus, ne Bulgar.

    Bana ne, neme lazım, ne çıkar.”

    Atatürk aynı dönem için; “Milletimizin her ferdi mütefekkir (düşünür) ve mütehassis (duyarlı, tepkili) bir tarzda yetiştirilmiş olsaydı, muhakkak bu hale gelmeyecektik” der.

    Atatürk bu sözünde ülkenin ve ulusun 1919’daki duruma düşüşünün, vatanının elinden alınışının, tüm ulusun hayatına kastedilişinin ve İstiklal Savaşı yapmak zorunda kalışının nedenini açıklıyor. Ayrıca benzer duruma düşmemenin yolunu gösteriyor.

    Bugün Türkiye üzerine gizli veya açık hedefleri olanların karşılarına Atatürk gibi çıkabilmek için, sevmenin ötesinde Atatürk’ü anlamamız, Türk için anlamını ve Türkiye’deki yerini içselleştirmemiz, O’nun gibi yol tutmamız, yol için ise Atatürkçülüğü bilmemiz, anlamamız gerekmektedir.  Varlığımız, geleceğimiz buna bağlıdır.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Osmanlı’nın son döneminde bir şairimiz, insanlarımızın durumunu bir dörtlükle şöyle anlatmaktadır.

    “Ey Türk oğlu!

    Senin üç düşmanın var.

    Ne İngiliz, ne Rus, ne Bulgar.

    Bana ne, neme lazım, ne çıkar.”

    Atatürk aynı dönem için; “Milletimizin her ferdi mütefekkir (düşünür) ve mütehassis (duyarlı, tepkili) bir tarzda yetiştirilmiş olsaydı, muhakkak bu hale gelmeyecektik” der.

    Atatürk bu sözünde ülkenin ve ulusun 1919’daki duruma düşüşünün, vatanının elinden alınışının, tüm ulusun hayatına kastedilişinin ve İstiklal Savaşı yapmak zorunda kalışının nedenini açıklıyor. Ayrıca benzer duruma düşmemenin yolunu gösteriyor.

    Bugün Türkiye üzerine gizli veya açık hedefleri olanların karşılarına Atatürk gibi çıkabilmek için, sevmenin ötesinde Atatürk’ü anlamamız, Türk için anlamını ve Türkiye’deki yerini içselleştirmemiz, O’nun gibi yol tutmamız, yol için ise Atatürkçülüğü bilmemiz, anlamamız gerekmektedir.  Varlığımız, geleceğimiz buna bağlıdır.

    >