Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Ceza Hukukunda İsnat Yeteneği

    Yayınevi : Savaş Yayınevi
    Yazar : Haluk Toroslu
    ISBN :9786054974658
    Sayfa Sayısı :236
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.00 x 24.00
    Basım Yılı :2015
    175,00 ₺
    166,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    GİRİŞ İnsana yönelik davranış kuralları bütünü olarak hukuk, yalnızca insan faaliyetlerini düzenlemektedir. Hukuk kuralları yalnızca insanlara yönelik olup, doğa olayları veya diğer canlıların faaliyetleri, ancak bir insana bağlanabilmeleri koşuluyla hukuki değerlendirmeye konu olmaktadır. Bu itibarla hukukun bir davranışı nazara alabilmesi için kaynağının “insan” olması gerekli ve yeterlidir; yani bireyin hukuk kurallarının muhatabı olması ve hukukun bu kimsenin davranışı üzerinde bir yargıda bulunması için insan olmaktan başka özellikler taşımasına gerek yoktur. Hukukun etik bir varlık olarak gördüğü insan, kendi iradesiyle gerçekleştirdiği davranışlardan sorumludur ve dolayısıyla hukukun bunlara bağladığı sonuçlara katlanmak zorundadır. Hiç şüphesiz bu durum ceza hukuku açısından da geçerlidir. Söz konusu hukuk dalı açısından önem arz eden bir davranıştan söz edilebilmesi için, gerçekleştirenin insan olması ve bu davranışın iradi biçimde ortaya konulmuş olması yeterlidir. Dolayısıyla her insanın davranışının ceza hukukuna uygun veya aykırı olarak nitelendirilmesi mümkündür. Bununla birlikte, ceza hukuku kurallarını ihlal eden bir davranış söz konusu ise, gerçekleştiren kimse bu davranış için öngörülmüş hukuki sonuca katlanmakla yükümlüdür. Ancak hukukla çelişen bir davranışa bağlanmış olan tüm sonuçların, her bireye uygulanabilir olduğu söylenemez. Nitekim ceza hukuku, bireylerin belli niteliklerini göz önünde bulundurmak suretiyle aynı davranış karşısında farklı hukuki sonuçlar öngörebilmektedir.
    GİRİŞ İnsana yönelik davranış kuralları bütünü olarak hukuk, yalnızca insan faaliyetlerini düzenlemektedir. Hukuk kuralları yalnızca insanlara yönelik olup, doğa olayları veya diğer canlıların faaliyetleri, ancak bir insana bağlanabilmeleri koşuluyla hukuki değerlendirmeye konu olmaktadır. Bu itibarla hukukun bir davranışı nazara alabilmesi için kaynağının “insan” olması gerekli ve yeterlidir; yani bireyin hukuk kurallarının muhatabı olması ve hukukun bu kimsenin davranışı üzerinde bir yargıda bulunması için insan olmaktan başka özellikler taşımasına gerek yoktur. Hukukun etik bir varlık olarak gördüğü insan, kendi iradesiyle gerçekleştirdiği davranışlardan sorumludur ve dolayısıyla hukukun bunlara bağladığı sonuçlara katlanmak zorundadır. Hiç şüphesiz bu durum ceza hukuku açısından da geçerlidir. Söz konusu hukuk dalı açısından önem arz eden bir davranıştan söz edilebilmesi için, gerçekleştirenin insan olması ve bu davranışın iradi biçimde ortaya konulmuş olması yeterlidir. Dolayısıyla her insanın davranışının ceza hukukuna uygun veya aykırı olarak nitelendirilmesi mümkündür. Bununla birlikte, ceza hukuku kurallarını ihlal eden bir davranış söz konusu ise, gerçekleştiren kimse bu davranış için öngörülmüş hukuki sonuca katlanmakla yükümlüdür. Ancak hukukla çelişen bir davranışa bağlanmış olan tüm sonuçların, her bireye uygulanabilir olduğu söylenemez. Nitekim ceza hukuku, bireylerin belli niteliklerini göz önünde bulundurmak suretiyle aynı davranış karşısında farklı hukuki sonuçlar öngörebilmektedir.
    >