Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Delilik Melankoli Cinlenme

    Yayınevi : Alfa Yayınları
    Yazar : Haydar Akın
    ISBN :9786254498916
    Sayfa Sayısı :808
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 21,00
    Basım Yılı :2024
    750,00 ₺
    637,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “Kitapta, insanoğlunu ötekileştiren süreçlerin sonucunda ortaya çıkan ve “farklılık/aykırılık yaratan haller” olarak tanımladığım delilik, melankoli ve cinlenme gibi, dönem dönem patolojik vaka (hastalık) olarak da görülen durumların, Avrupa tarihinde izlediği seyri farklı bir cepheden ele almaya çalıştım. Bunu yaparken de, yaklaşık 2500 yıldır insan bedeni üzerinden yürütülen hastalık-sağlık söyleminin tartışılmasına uyum/düzen-uyumsuzluk/kaos karşıtlığından hareketle yaklaşmayı denedim. Diğer yandan, insanoğlunun yaşamının herhangi bir döneminde, farklı nedenlerle dışlanma, ötekileştirme, damgalanma süreçlerinden muhatabı olabileceğini deneyimlerimizden biliyoruz. Bu nedenle hangi sıfatla dışlanmaktan çok, hangi nedenlerle damgalanmış olmanın önemli olduğuna ve araştırılması gerektiğine inanıyorum. Nihayet, zihniyetler tarihi ile tıp tarihinin ortak paydasında şekillenen bu çalışma alanının, en azından ülkemizdeki tarihçiler için, maalesef, hâlâ terra incognita olma özelliğini koruduğunu söyleyebilirim. Umarım bu kitap, keşfedilmemiş topraklara yelken açmak isteyen genç araştırmacıları yüreklendirir.”
    “Kitapta, insanoğlunu ötekileştiren süreçlerin sonucunda ortaya çıkan ve “farklılık/aykırılık yaratan haller” olarak tanımladığım delilik, melankoli ve cinlenme gibi, dönem dönem patolojik vaka (hastalık) olarak da görülen durumların, Avrupa tarihinde izlediği seyri farklı bir cepheden ele almaya çalıştım. Bunu yaparken de, yaklaşık 2500 yıldır insan bedeni üzerinden yürütülen hastalık-sağlık söyleminin tartışılmasına uyum/düzen-uyumsuzluk/kaos karşıtlığından hareketle yaklaşmayı denedim. Diğer yandan, insanoğlunun yaşamının herhangi bir döneminde, farklı nedenlerle dışlanma, ötekileştirme, damgalanma süreçlerinden muhatabı olabileceğini deneyimlerimizden biliyoruz. Bu nedenle hangi sıfatla dışlanmaktan çok, hangi nedenlerle damgalanmış olmanın önemli olduğuna ve araştırılması gerektiğine inanıyorum. Nihayet, zihniyetler tarihi ile tıp tarihinin ortak paydasında şekillenen bu çalışma alanının, en azından ülkemizdeki tarihçiler için, maalesef, hâlâ terra incognita olma özelliğini koruduğunu söyleyebilirim. Umarım bu kitap, keşfedilmemiş topraklara yelken açmak isteyen genç araştırmacıları yüreklendirir.”
    >